THBB

Beton ekonomik oluşu, kullanım kolaylığı ve başta dayanıklılık ve dayanım gibi teknik üstünlükleri nedeniyle, tüm gelişmiş ülkelerde ve dünyada en fazla tercih edilen taşıyıcı yapı malzemesidir.

1988 yılında standartlara uygun hazır beton üretimi ve kullanılmasını sağlamak amacıya Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) kurulmuştur. THBB, 1991 yılında ERMCO – Avrupa Hazır Beton Üreticileri Birliği üyeliğine kabul edilmiştir. 1991’den itibaren de ERMCO’nun Yönetim, Teknik ve Çevre Kurullarında yer alarak, AB ülkelerinde uygulamalara katkı sunmakta ve teknik gelişmeleri ülkemize kazandırmaktadır. Türkiye Hazır Beton Birliği 1995 yılında, topluma ve sektöre yönelik yararlı faaliyetleri nedeniyle Bakanlar Kurulumuz tarafından “Türkiye” sıfatını taşımaya layık görülerek, onurlandırılmıştır.

Elle beton üretiminden 10-15 yıl gibi kısa bir sürede hazır betona geçen ülkemizde hazır beton üretimi ve kullanımında büyük gelişmeler olmuştur. 2010 yılında üretim 80 milyon m3’e çıkmış, üretim tesis sayısı çoğalarak 900’ü geçmiş, beton dayanım sınıfları C14-18’lerden ortalama C30’lara ulaşmıştır. Son yıllarda inşaat yapımlarının da artması sonucu hazır betona olan talep de artmıştır. Bu hızlı büyüme ve talep artışı tabi ki önemli sorunları da beraberinde getirmiştir. Sektöre beton konusunda fazla bilgisi olmayan birçok kişi girmiş ve bu firmalar hiçbir denetime tabi tutulmadan üretime başlamış ve sektöre girişte teknik yeterlilik istenilmemiştir.
 
Yapılan araştırmalarda deprem yıkımlarının önemli nedenlerinden birinin standart dışı beton kullanılması uygulama ve proje hataları olduğu görülmektedir.  Depreme dayanıklı yapılara ihtiyaç olan ülkemizde hazır beton sektörünün en önemli sorunu bir kısım üreticinin denetim dışı, kalitesiz üretim yapmasıdır. THBB üyeleri ve KGS “Kalite Güvence Sistemi” tarafından denetlenen üreticiler teknik ve etik kriterlere uygun şekilde çalışmaktadırlar. 
 
Hazır beton, sadece kullanıcısının numune alarak denetimiyle kontrol edilirse, kalitesi ancak 28. gün sonunda anlaşılabilen bir üründür. Bu sebeple hazır betonun, üretim yerinde hammadde girdisinden üretim ekipmanlarının kontrolüne dek tüm üretim sürecinin kapsamlı bir şekilde denetlenip kalitesi teyit edildikten sonra piyasaya sunulması gerekmektedir.

Bunun sağlanabilmesi için Türkiye Hazır Beton Birliği tarafından 1996 yılında oluşturulan Kalite Güvence Sistemi (KGS) ile hazır beton tesislerinin yerinde denetimi ve belgelendirilmesi yapılmaktadır. Sektörel özdenetimin ilk örneklerinden biri olan bu denetim sisteminin yönetimi, yapı ilgili tüm tarafların katılımıyla oluşturulan KGS Kurulu ile yürütülmektedir. KGS Kurulu’nda Çevre ve Şehircilik ile Sanayi, Bilim ve Teknoloji Bakanlıkları, TOKİ, Belediyeler Birliği, TÜBİTAK, Üniversiteler, Mühendis ve Mimar Odaları ve sektörün önde gelen meslek ve ürün üretici birlikleri yer almaktadır. Üyelerimizi akademisyenlerce yapılan bu denetimlere tabi tutup, standartlara uygun hazır beton üretilmesini sağlıyoruz, standart dışı beton üretenleri cezalandırıyoruz. Ancak üreticilerin büyük kısmı üyemiz değil, KGS tarafından denetlenmiyor ve kontrolsüz hazır beton üretiyor.

Yapıların deprem dayanıklı hale getirilmesi için gerekli en önemli yapı malzemesi kaliteli hazır betondur. Bunun sağlanmasının önündeki sorunlar ve çözüm önerilerimiz;

• Betonda KGS’nin Yaptığı Etkin Denetim Sektörün Tamamına Uygulanmalı
Beton dünyada en çok kullanılan yapı malzemesidir. Bugün dünyanın en yüksek binaları betonarme ile yapılmakta ve en güvenli yapı malzemesi olarak dünyanın dört bir yanında kullanılmaktadır. Ancak, diğer yapı malzemelerinde de olduğu gibi doğru uygulanması ve üretilmesi gerekmektedir. Denetimin sağlanamadığı yapı, hangi malzeme ile yapılırsa yapılsın depreme karşı yeterli dayanıma sahip olmaz.

Ülkemizde beton üretiminde tek etkin denetim KGS tarafından yapılmaktadır. Bu denetimlerde, beton üretim tesislerinin yerinde denetiminin yanı sıra habersiz ürün denetimleri de yapılmaktadır. Hazır betonda kaliteli üretim için KGS’nin uyguladığı denetim sistemi esas alınarak tüm tesisler ciddi bir şekilde denetlenmelidir.

• Yapı Stoğumuz Yenilenmeli
Türkiye’de 19 milyon yapı bulunmaktadır. Bunların yüzde 40’ı (yaklaşık 8 milyon yapı) depreme dayanıksızdır. Yapı stoğumuzun incelenip, dayanıksız yapıların mutlaka yıkılıp yeniden yapılması gerekmektedir. THBB olarak etkin bir kalite denetimiyle üretilmiş her yeni yapının bir can simidi olduğunu savunuyoruz. Yeni projeler, ‘Afet Bölgeleri’nde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik’e (Deprem Yönetmeliği) uygun olarak kaliteli beton ile inşa edilmektedir. Bu projelerin finansmanı ve yapıların yenilenmesinin teşviki için ek imar veya sıfır faizli uzun süre geri ödemeli krediler verilebilir.

• İnşaatlarda Kullanılması Zorunlu En Düşük Beton Dayanım Sınıfı C30 Olmalı!
Deprem Yönetmeliği hükümleri uyarınca, deprem bölgelerinde C20 dayanım sınıfının (200 kg/cm2 mukavemet) altında beton kullanılamaz. Ancak bu dayanım sınıfı durabilite (uzun ömür) açısından yeterli değildir. Yapıların uzun ömürlü olması ve depreme karşı dayanımlarını koruması için Deprem Yönetmeliği’nin bu hükümleri değiştirilerek, taşıyıcı sistemlerde kullanılacak asgari beton dayanım sınıfı C30’a yükseltilmelidir.

TS 500 – Betonarme Yapıların Tasarım ve Yapım Kuralları Standardında TS EN 206-1 Beton standardında belirtilen çevresel etki sınıflarına atıf yapılmalı ve Eurocode 2’de (TS EN 1992 - Beton yapıların tasarımı) belirtildiği gibi farklı çevresel etkilerde dayanıklılık şartları tanımlanmalıdır.

• Beton Sektörü İçin Trafiğe Çıkış Kısıtlaması Kaldırılmalıdır
Uzun ömürlü ve depreme dayanıklı yapı üretimi için,  betonun inşaatlarda zamanında ve  tekniğine uygun şekilde işlenmesi gerekmektedir. Şöyle ki: kolon, kiriş vb. taşıyıcı yapı elemanlarının beton dökümlerinin bir seferde yapılması gerektiği halde trafik kısıtlaması nedeniyle başlanan çalışmalar yarım kalmakta,  beton ertesi gün döküldüğü için de soğuk derz oluşmakta, depreme karşı dayanım açısından risk ortaya çıkmaktadır. Yeni projelerin yanında deprem riski altında bulunan İstanbul’da mevcut yapı stoğunun yenilenmesi için de büyük miktarda kaliteli hazır beton gerekmektedir. Deprem riski olmayan ve yapılaşması tamamlanan Avrupa ülkelerinde dahi  “kamu hizmeti” yaptıkları varsayılan transmikser ve pompa araçlarına trafikte geçiş üstünlüğü sağlandığı gibi, ülkemizde de hazır beton araçlarının trafiğe kısıtlanmadan çıkması sağlanmalıdır.

• Belediyeler İşyeri Açma İzni Verirken Hazır Betona Ayrıcalık Tanımalıdır
Hazır Beton konut sektöründe kullanılması zorunlu önemli bir üründür ve kısa bir sürede (2 saat içinde) yerine yerleştirilmesi gerekmektedir. Bu nedenle hazır beton herhangi bir sanayi tesis gibi şehir dışındaki alanlarda değil, özellikle şehir içinde ruhsatlandırılmalıdır. Zira hazır beton hızlı bir şekilde şantiyede kalıba yerleştirilmelidir. Hazır beton tesislerinin herhangi deşarjı ve atığı bulunmamaktadır.  Avrupa’da hazır beton tesisleri şehrin içinde hatta binaların arasında bile olabilmektedir.

• Deprem Yönetmeliğinde
Betonarme yapıların tasarımında sadece kolon kiriş değil perdelerin daha çok kullanılması  sağlanmalıdır.  Perdeli yapı sistemlerinin daha az hasarlar aldığı eski depremlerden tecrübe edilmiştir. Bu nedenle Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik’te betonarme yapılarda minimum perde zorunluluğu olması şartı sağlanmalıdır. Yine aynı Yönetmelik’te betonarme yapılardaki çıkma ve düzensizlik limitleri en aza indirilmelidir.

• Betonarme Yapımında Çalışacak Olan Ustalar Sertifikalandırılmalıdır
Betonarme yapımında çalışacak olan ustaların belgeleri olmalı ve ancak bu belgeyi alan usta çalışabilmelidir.

Mesleki Yeterlilik Kurumu tarafından hazırlanan standarda göre bu ustaların yeterlilikleri sağlanmalıdır.

• Yapı Denetim Sisteminde
Müteahhit ve Yapı Denetim Şirketi bir iş ilişkisine girmeden yapı denetim işleri bir havuz sistemi ile dağıtılmalıdır. (Müteahhit ile pazarlık yapılabilmekte ve zor denetçinin bir daha iş alması kolay olmamakta)

Yapılarda oluşacak hasarlar sadece yapı denetim şirketlerine yüklenemez. Yapı Denetim Kanunu’nda yapı denetim şirketinin sorumlu olduğu yapıların sigortalanması ele alınmalıdır. (Yapı denetim şirketlerinin mali yapısı ile bir yapıda oluşabilecek hasarların karşılanması imkansızdır)

Yukarıdaki şartların sağlanarak yapıların etkin bir denetimle Deprem Yönetmeliği’ne göre uygun tasarlanması, uygulanması sağlanmalıdır. Demir projeye göre uygun olarak hazırlanmalı ve betonun şantiyede standarda uygun olarak yerleştirilmesi ve bakımının yapılması sağlanmalıdır.

• Statik Proje Programlarının Sertifikalandırılması
Kullanılan statik proje programlarının sertifikalandırılması sağlanmalı ve yapı denetim firmaları tarafından projenin çözümü ve uygunluğu detaylı bir şekilde gözden geçirilmelidir.


Yukarı Çık