Yavuz IŞIK
THBB Yönetim Kurulu Başkanı
President
Değerli üyelerimiz ve sektörümüzün kıymetli paydaşları, inşaat sektörünün en temel kolu olan hazır beton sektörünün temsilcisi olarak çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürüyoruz.
Haziran ayında, Yönetim Kurulu üyelerimizden oluşan bir heyetle Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen “Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun” kapsamında “ruhsatsız yapılara beton temini” maddesiyle ilgili bir toplantıya katıldık. Toplantıda, yayımlanacak genelge kapsamında uyulması gereken prosedürler ve uygulamaya ilişkin hususları istişare ettik.
Birliğimiz tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) belgelendirmeleri de hız kesmeden ilerliyor. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Akçansa Çimento Çanakkale Fabrikası “Altın” seviyesinde, Nuh Çimento Hereke Fabrikası “Bronz” seviyesinde yeniden belgelendirilirken, Limak Çimento Balıkesir Fabrikası ise “Altın” seviyede CSC Sertifikası almaya hak kazandı. Değerli üyelerimiz Akçansa, Nuh Çimento ve Limak Çimento'yu içtenlikle kutluyor; bu vesileyle çevreye duyarlı üretim yapan ve sürdürülebilirlik odaklı çalışan tüm firmalarımızı bu ekosistemin parçası olmaya davet ediyorum.
Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı il müdürlerimizi ziyaret etmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda Zonguldak İl Müdürü Hasan Öztürk ve Bartın İl Müdürü Mehmet Özdemir’i ziyaret ettik. Görüşmelerimizde, Birliğimizin faaliyetleri ile Kalite Güvence Sisteminin (KGS) güvenli ve standartlara uygun beton üretimindeki önemini vurguladık; Piyasa Gözetim Denetimi (PGD) uygulamaları ve sektörümüzü ilgilendiren bazı sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne ilişkin kapsamlı değerlendirmeler içeren 2025 Hazır Beton Sektör Raporumuzu sunduk.
Hazır beton sektöründe “Üçüz Dönüşüm” modelini hayata geçiren ilk kuruluş olarak çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz. Sinop Beton Ayancık Tesisi ve İsmail Demirtaş Beton Tuzla Tesisi'nin ardından, üçüz dönüşüm uygulamalarını şimdi de Selka Beton ile yaygınlaştırıyoruz. Yeşil dönüşüm, dijital dönüşüm ve insani/kültürel dönüşümü aynı çatı altında buluşturan programımız; lojistik odaklı yaklaşımı, kolay uygulanabilir yapısı ve işletme verimliliğine sağladığı katkıyla öne çıkıyor. Hazır beton, çimento ve agrega sektörlerinde faaliyet gösteren firmalarımız bu projeyi hayata geçirdiklerinde; enerji ve maliyet tasarrufu, verimlilik artışı, dijital izlenebilirlik ve sürdürülebilirlik alanlarında önemli kazanımlar elde ediyor. 2026 yılı ilk çeyrek verilerine göre, yapay zekâ ve makine öğrenimi destekli endüstriyel veri yönetimi uygulayan işletmeler operasyonel maliyetlerini en az %10 oranında azaltabiliyor.
Meslek içi eğitimlerimize ve mesleki yeterlilik sınavlarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Haziran ayında transmikser ve pompa operatörlerine yönelik düzenlediğimiz Uygulamalı Güvenli Sürüş Eğitimimizi Votorantim’in Ankara Gölbaşı tesisinde yaptık.
Nisan, mayıs ve haziran aylarında THBB MYM olarak Beton Pompa Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı; Çimbeton’un Malatya tesisinde, Akçansa’nın Tekirdağ Çorlu ve İstanbul Esenkent tesisinde, Danış Beton’un İstanbul Ferhatpaşa tesisinde, Sinop Beton’un Ayancık tesisinde ve Bozkayalar Beton’un Hatay Kırıkhan tesisinde yaptık. Beton Santral Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı; Sinop Beton’un Ayancık tesisinde ve Bozkayalar Beton’un Hatay Kırıkhan tesisinde düzenledik. Beton Transmikser Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı ise Sinop Beton’un Ayancık tesisinde, Bozkayalar Beton’un Hatay Kırıkhan tesisinde ve Akdeniz01 Beton’un Osmaniye tesisinde yaptık. İş güvenliğine uyumlu, nitelikli ve sorunsuz çalışma koşulları için personelinizin Beton Transmikser Operatörlüğü, Beton Pompa Operatörlüğü ve Beton Santral Operatörlüğü Mesleki Yeterlilik Belgesi alması amacıyla THBB MYM'ye başvurularınızı bekliyoruz.
Yapılarda beton dayanımının doğru değerlendirilmesi, güvenli yapıların temel unsurlarından biridir. Bu amaçla “Karot Numunesi Alma ve Yerinde Beton Basınç Dayanımı Değerlendirme Rehberi” hazırladık. Rehber; karot numunesi alma, hazırlama, deney süreçleri ve sonuçların standartlara uygun şekilde değerlendirilmesine yönelik kapsamlı bir başvuru kaynağı niteliği taşıyor ve mühendisler, laboratuvarlar, yapı denetim kuruluşları ile sektör profesyonelleri için ortak bir teknik bakış açısı sunmayı amaçlıyor.
İstanbul Sanayi Odasının (İSO) her yıl açıkladığı “Türkiye'nin 500 Büyük Sanayi Kuruluşu Araştırması” 2025 yılı sonuçlarında çok sayıda Birliğimiz üyesi firmanın ve bağlı kuruluşunun yer alması bizleri gururlandırdı. Bu listede yer alan OYAK Çimento, Limak Çimento, Çimko, Akçansa, Çimsa, Medcem, Nuh Çimento, Limak Doğu Anadolu Çimento, Çimentaş, Göltaş’ı tebrik eder; başarılı çalışmalarının devamını dilerim.
1995 yılından bu yana ülkemizin örnek sektörel öz denetim kuruluşlarından biri olarak faaliyet gösteren Kalite Güvence Sistemi (KGS) Kurulunun 65. Toplantısını ve KGS 54. İcra Komitesi toplantısını haziran ayında İstanbul KGS Kavacık Ofisi'nde hibrit olarak yaptık. Beton ile ilgili kamu ve özel nitelikte bütün tarafların ve akademinin katılımıyla oluşturulan KGS Kurulu, periyodik olarak toplanarak KGS’nin yönetimini sürdürmektedir.
Uluslararası platformlarda da ülkemizi ve sektörümüzü temsil etmeye devam ediyoruz. Mayıs ayında telekonferans yöntemiyle yapılan Üyesi olduğumuz Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) 33. Dönem Yönetim Kurulunun 5. toplantısına, haziran ayında Roma’da yapılan ERMCO’nun 2026 yılı Temsilciler toplantısı, 33. Dönem Yönetim Kurulunun 6. ve son toplantısı ve 34. Dönem Yönetim Kurulunun ilk toplantısına katıldık. Ayrıca, haziran ayında telekonferans yöntemiyle yapılan Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz İsviçre merkezli Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) Yönetim Kurulu toplantısına ve Bölgesel Sistem Operatörleri Yuvarlak Masa toplantısına katılarak ülkemizi ve Birliğimizi temsil ettik.
Sürdürülebilirlik gereklilikleri küresel inşaat pazarlarında hızla gelişirken, üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz CSC Belgelendirme Sisteminin LEED v5 kapsamında resmî olarak nasıl tanındığını anlamak giderek daha büyük önem taşıyor. Bu doğrultuda, Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Türkiye bölgelerine özel düzenlenen webinara konuşmacı olarak katıldık.
Son yıllarda küresel ekonomi, jeopolitik gelişmelerin etkili olduğu yeni bir döneme girmiştir. Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı çevresindeki güvenlik sorunları ile ABD-Çin arasında giderek derinleşen teknoloji ve ticaret rekabeti, uluslararası ekonomik düzeni yeniden şekillendirmektedir. Bütün bu gelişmelerin en önemli yansımalarından biri enerji piyasalarında görülmektedir. Jeopolitik riskler nedeniyle petrol ve doğal gaz fiyatlarında zaman zaman sert dalgalanmalar yaşanmakta, deniz taşımacılığı maliyetleri yükselmekte ve küresel enflasyon üzerindeki baskılar ortadan kalkmamaktadır.
Türkiye ise bir taraftan Avrupa'nın üretim üssü olma avantajını korurken, diğer taraftan enerji ithalatına olan bağımlılığı nedeniyle uluslararası enerji fiyatlarındaki dalgalanmalardan doğrudan etkilenmektedir. Son iki yıldır sürdürülen sıkı para politikası, mali disiplinin güçlendirilmesi ve uluslararası rezervlerdeki artış, ekonominin dış şoklara karşı dayanıklılığını artırmıştır.
Bu iyileşmenin en somut göstergelerinden biri Türkiye’nin risk priminde yaşanan düşüştür. Birkaç yıl önce CDS beş yıllık primi 700 baz puanın üzerindeyken, 2026 yılı itibarıyla yaklaşık 250 baz puan seviyelerine kadar gerilemiştir.
Bu makroekonomik görünümden en fazla etkilenen sektörlerin başında ise inşaat ve hazır beton sektörü gelmektedir.
Son dönemde enerji maliyetleriyle birlikte işçilik giderlerindeki yükseliş, sektörün maliyet yapısını önemli ölçüde değiştirmektedir. Bunun yanında finansman maliyetlerinin yüksek seyretmesi, özel sektör yatırımlarının daha temkinli planlanmasına neden olmaktadır.
Önümüzdeki dönemde sektörün rekabet gücünü belirleyecek temel unsur yalnızca üretim kapasitesi olmayacaktır. Enerji verimliliğini artıran teknolojilere yatırım yapılması, alternatif yakıt kullanımının yaygınlaştırılması, dijitalleşme, karbon emisyonlarının azaltılması ve sürdürülebilir üretim modelleri sektörün uluslararası rekabet gücü açısından daha belirleyici hâle gelmektedir.
Küresel belirsizliklerin arttığı dönemler yeni fırsatları da beraberinde getirmektedir. Türkiye’nin güçlü sanayi altyapısı, gelişmiş müteahhitlik sektörü, stratejik coğrafi konumu ve dinamik üretim kapasitesi, küresel tedarik zincirlerinin yeniden şekillendiği bu dönemde önemli avantajlar sunmaktadır. Ekonomide fiyat istikrarının kalıcı hale gelmesi, finansman koşullarının kademeli olarak iyileşmesi ve yapısal reformların sürdürülmesi halinde inşaat ve hazır beton sektörü yalnızca iç talebin değil, ülkemizin kalkınmasının da temel taşı olmaya devam edecektir.