BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi sektörümüzün buluşma noktası oldu

Türkiye Hazır Beton Birliğinin TG Expo organizatörlüğünde düzenlediği “BETON 2025 Hazır Beton Fuarı ve Zirvesi”, hazır beton, çimento, agrega ve inşaat sektörlerini aynı çatı altında buluşturdu. 12-15 Kasım 2025 tarihlerinde düzenlenen BETON 2025 Fuarı’nı 4 günde 3.000’i yabancı toplam 15.000 kişi ziyaret etti. “Ekonomi ve Sektörün Geleceği Günü”, “Sürdürülebilirlik Günü”, “Akademi Günü” ve “Mevzuata Uyum ve Dijital Dönüşüm Günü” olmak üzere dört ana tema etrafında gerçekleştirilen BETON 2025 Zirvesi, hazır beton ve inşaat sektörünün geleceğine yön veren stratejik başlıkların tartışıldığı kapsamlı oturumlarıyla büyük ilgi gördü.
Türkiye Hazır Beton Birliğinin (THBB) TG Expo organizatörlüğünde düzenlediği “BETON 2025 Hazır Beton, Çimento, Agrega, İnşaat Teknolojileri ve Ekipmanları Fuarı”, hazır beton, çimento, agrega ve inşaat sektörlerini İstanbul Fuar Merkezi’nde bir araya getirdi. 12-15 Kasım 2025 tarihlerinde düzenlenen BETON 2025 Fuarı, İstanbul Fuar Merkezi 9, 10 ve 11 No.lu salonlarında ziyaretçilerini ağırladı.
Bu yıl bir önceki fuara göre %30’luk artışla 15 bini aşan ziyaretçi sayısı ve ilgisi, etkinliği sektördeki en büyük buluşma hâline getirdi. Türkiye’nin dört bir yanından 12 bin sektör profesyoneli ve Avrupa, Balkanlar, Rusya, Azerbaycan, Körfez Ülkeleri, Bağımsız Devletler Topluluğu, Kuzey Afrika ve Sahra Altı Afrika başta olmak üzere 71 ülkeden 3 bin yabancı sektör temsilcisi fuarı ve zirveyi ziyaret etti. Bu kapsamda gerçekleştirilen ikili görüşmeler ve iş bağlantıları, Türk hazır beton ve inşaat ekipmanları üreticilerinin uluslararası pazarlara erişimini güçlendirdi.
BETON 2025 Hazır Beton Fuarı’nda inşaat, hazır beton, çimento ve agrega sektörleri ile ilgili son teknolojik ürünler, araç, makine ve ekipmanlar, hizmet ve donanımlar sergilendi. Fuar’da hazır beton ve agrega ekipmanlarının yanı sıra iş makineleri, kamyon ve çekiciler, transmikserler, pompalar, kalıp sistemleri, vinçler, çeşitli beton kimyasalları, otomasyon sistemleri, lastik ve akaryakıt ürünleri, sektörel makineler başta olmak üzere çok geniş bir ürün yelpazesi üreticilere ve inşaat sektörü temsilcilerine sunuldu.
BETON 2025, bu yıl da sektörün ticari hacmini artıran bir platform olarak öne çıktı. 100’ün üzerinde firma, hazır beton, çimento, agrega, inşaat teknolojileri ve ekipmanlarını toplam 15.708 m² alanda sergiledi.
12 Kasım 2025 tarihinde düzenlenen BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi Açılış Töreni’ne İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’nin ev sahibi Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Yapı Denetim ve Deprem Mühendisleri Derneği (YDDMD) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Şahin, TG Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü H. Cem Şenel ve hazır beton sektörünün ve yan sanayi firmalarının temsilcileri katıldı.
BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’nin açılış töreninde konuşan Türkiye Hazır Beton Birliği (THBB) Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, Azerbaycan’dan ülkemize gelmek üzere havalanan C130 askerî kargo uçağımızın Gürcistan-Azerbaycan sınırında düşmesi nedeniyle şehit olan askerlerimize Allah’tan rahmet, kederli ailelerine ve Türk Silahlı Kuvvetlerimize başsağlığı ve sabır diledi.
Yalnızca sektörel bir fuarın değil, ülkemiz inşaat ve hazır beton sektörünün geleceğini birlikte şekillendirecekleri bir vizyon platformu olan BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’nin açılışında bir arada olunduğuna dikkat çeken Işık, “Bu yolculuğa 2004 yılında BETON 2004 Fuar ve Kongresi ile başlamıştık ve 21 yıllık süreçte 12. Fuar ve Zirvemizi düzenlemekten THBB ailesi olarak büyük bir mutluluk ve gurur duyuyoruz. TG Expo ile birlikte yaptığımız bu organizasyon, Türkiye’nin üretim gücünü, mühendislik kapasitesini, inovasyon yeteneğini ve sürdürülebilir kalkınma iradesini aynı çatı altında buluşturmaktadır. Bugün burada paylaşılacak her fikir, sergilenecek her teknoloji, kurulacak her iş birliği, geleceğin daha güvenli, daha yeşil, daha dijital Türkiye’sinin yapı taşlarını oluşturacaktır.” dedi.
Türkiye Hazır Beton Birliğinin 1988 yılından bu yana, ülkemizde güvenli, dayanıklı, çevreye duyarlı ve sürdürülebilir beton üretiminin ve kullanımının yaygınlaşması için çalıştığını ifade eden Işık, “1988'de yıllık 1,5 milyon metreküp olan üretimimiz, bugün 2024 yılı itibarıyla 130 milyon metreküpe ulaşmıştır. Bu üretim hacmiyle Türkiye, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) üyesi ülkeler arasında Avrupa’nın en büyük hazır beton üreticisidir. Rakamları kıyaslamak gerekirse: 2023 yılı verilerine göre Türkiye tek başına 119 milyon metreküp beton üretirken, ikinci sıradaki Almanya 42,3 milyon metreküpte, tüm AB ülkelerinin toplamı ise 239 milyon metreküpte kalmıştır. Yani Türkiye, tek başına neredeyse tüm Avrupa’nın yarısı kadar beton üretmektedir. Sektörümüz 2023 verileriyle 200 milyar liralık ciroya ve 45 bin kişilik doğrudan istihdama ulaşmıştır ancak bizim için asıl gurur kaynağı, sadece nicelik değil, niteliktir. Bugün Türkiye'de C35 ve üzeri yüksek dayanım sınıflı beton kullanım oranı %27 ile %16,3 olan Avrupa Birliği ortalamasının çok üzerindedir. Bu başarının arkasında, Birliğimizin tavizsiz kalite anlayışı yatmaktadır.” diye konuştu.
THBB olarak, bundan 37 yıl önce çıktıkları yolda, kaliteli beton ve güvenli yapılar; bilim, teknoloji ve insan kaynağı; sürdürülebilirlik olmak üzere üç temel görevi üstlenmiş durumda olduklarını ifade eden Işık, “Bu yıl 30. yılını kutladığımız Kalite Güvence Sistemi (KGS), üyelerimizin tesislerinde habersiz denetimlerle standartlara uygun üretimi güvence altına alır. Bu sistem sadece teknik bir belge değildir; doğrudan can güvenliğidir. Depreme dayanıklı yapı istiyorsak, sahada kontrolsüz beton bırakmayacağız. Bu kararlılığımız devam etmektedir.” dedi.
BETON 2025 Zirvesi’ni bu yıl Ekonomi ve Sektörün Geleceği Günü, Sürdürülebilirlik Günü, Akademi Günü, Mevzuata Uyum ve Dijital Dönüşüm Günü olmak üzere dört ana eksende kurguladıklarını söyleyen Işık, “Bu fuar ve zirve ile Türkiye’yi büyük bir pazar olmanın ötesinde “bölgesel beton teknolojileri merkezi” olarak konumlandırıyoruz. Buradaki firmalar yalnızca tedarikçi değildir; araç, ekipman, teknoloji ve mühendislik birikimi ihraç eden çözüm ortaklarıdır.” şeklinde konuştu.
Işık, konuşmasını şöyle tamamladı: “Bugün Türkiye, bir yandan deprem sonrası yeniden inşa sorumluluğunu omuzlarında taşımaktadır. Bir yandan iklim politikalarına uyum sağlamakta bir yandan da vatandaşına erişilebilir, güvenli konut sunmak için projeler geliştirmektedir. Bu yükün önemli bir bölümü elbette inşaat ve tüm yapı malzemeleri sektörünün üzerindedir. Türkiye Hazır Beton Birliği olarak biz, bu sorumluluğu taşıyoruz. Sadece bugünün değil, yarının şehirlerini inşa etmeye talibiz. BETON 2025 Fuar ve Zirvesi’nin bu ortak iradeyi güçlendireceğine yürekten inanıyorum. Bu vesileyle, tüm kamu temsilcilerimize, üniversitelerimize, sanayicilerimize, mühendislerimize, emek veren tüm çalışanlarımıza, bizi yalnız bırakmayan sektör paydaşlarına, sponsorlarımıza, destekleyen kuruluşlarımıza ve değerli basın kuruluşlarına şahsım ve THBB Yönetim Kurulu adına teşekkür ediyorum. BETON 2025 Fuar ve Zirvesi’nin ülkemize, sektörümüze ve geleceğimize hayırlı olmasını diliyorum.”
Açılış töreninde konuşan T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, “Hazır beton, çimento, agrega inşaat sektörümüzün önemli bileşenleri. Bu fuar, daha önce Ankara, İzmir ve İstanbul’da başarıyla düzenlenmiş; sektörün nabzını tutan, ilgili firmaları bir araya getiren, yurt dışından hem standlı katılımcıları hem de çok sayıda ziyaretçiyi ağırlayan bir etkinlik. Bu yönüyle fuarı son derece kıymetli görüyoruz. Ticaret Bakanlığı olarak fuarları, firmalarımızın muhataplarıyla bir araya geldiği, ürünlerini pazarlayabildiği en önemli platformlardan biri olarak değerlendiriyoruz. Türkiye Hazır Beton Birliğinin öncülüğünde TG Expo’nun organizasyonuyla hayata geçen bu etkinliği yalnızca üretici ve tedarikçileri buluşturan bir ortam olmanın ötesinde; sürdürülebilir üretim, yenilikçi teknolojiler ve dijital dönüşümü tek bir vizyonda bir araya getiren bir platform olması bakımından ayrıca önemli görüyoruz.” dedi.
Fuara yurt dışından da önemli ölçüde ziyaretçi ve katılımcı beklendiğini ifade eden Sönmez, “Bu fuarın önümüzdeki dönemde bu niteliklerini güçlendirerek tam anlamıyla uluslararası bir fuar hâline geleceğinden şüphemiz yok. BETON 2025 Fuarı’nın, ülkemizin inşaat malzemeleri sanayisinin küresel rekabet gücünü artırma yolunda çok önemli bir adımı temsil ettiğini görüyoruz. Bugün burada 100’ün üzerinde firmamız ürünlerini sergiliyor, ziyaretçilerle görüşmeler yapıyor ancak benim ayrıca önemsediğim bir diğer konu: Fuar boyunca dört gün sürecek dolu dolu bir program hazırlanmış olması. Panellerde sektörün uzman isimleri, akademisyenler ve kamu temsilcileri yer alıyor. Fuarımızın sektörümüze yeni iş fırsatları, kalıcı iş birlikleri ve güçlü ortaklıklar kazandırmasını diliyorum.” diye konuştu.
Törende konuşan Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği Başkanı Nazmi Şahin, “Yapı Denetim ve Deprem Mühendisliği Derneği olarak uygulamada hazır beton ve yapı denetim ile paydaşız. Türkiye genelinde 2.587 yapı denetim firması ile faaliyet gösteriyoruz. Uygulamada çalışan 15.924 denetçi mühendis, çalışan yardımcı kontrol 21.063 mimar ve mühendis ile sahadayız. Yapı Denetim sisteminde 2001 yılından bugüne kadar 1.127.055 adet yapıyı denetledik. Denetlenen toplam metre kare alanımız 2.643.478.202’dir.” dedi.
2001 yılından bugüne kadar ülke genelinde 2038 hazır beton firmasının beton dökümlerine eşlik ettiklerini belirten Şahin, “Toplamda 51.098.314 adet numuneyi laboratuvarlarda teste tabi tuttuk. Hazır betonun kalitesinin artması ile saha uygulamalarındaki kalitenin de artacağı inancı ile görevlerimizi eksiksiz olarak yapmaya çalışıyoruz. Topraklarımızın tamamına yakını deprem kuşağında bulunan ülkemizde; güvenli ve dayanıklı yapıların inşası için standartlara uygun yüksek dayanım sınıflarında, kaliteli beton kullanımının artması ve tekniğine uygun, doğru beton uygulamalarının yaygınlaşmasının sağlanması gerekmektedir. Hazır beton; sağlıklı kentleşme ve sağlam yapılaşma için çağdaş inşaat teknolojilerinin vazgeçilmez malzemelerindendir. 2025 Hazır Beton Fuarı ve Zirvesi’ne emeği geçen ve katkısı bulunan herkese teşekkür ederiz.” şeklinde konuştu.

Törende konuşan TG Expo Uluslararası Fuarcılık AŞ Genel Müdürü H. Cem Şenel, “TG Expo Uluslararası Fuarcılık ekibi olarak, THBB ile ortaklaşa düzenlediğimiz BETON 2025 Hazır Beton Fuarı ve Zirvesi’nin açılışında sizlerle birlikte olmaktan son derece mutluyuz.” dedi.
4 gün boyunca sürecek BETON 2025’te 100’ün üzerinde yerli ve yabancı katılımcı firmanın yaklaşık 200 markayla stant açtığını ifade eden Şenel, “Beton pompaları, mikser grubu, beton santralleri, treyler grubu, çimento, beton harç makineleri ve yapı kimyasalları ana katılımcı ürün gruplarını oluşturuyor. Hazır beton sektörü; 200 milyar lirayı aşkın cirosu, 45 bini aşan istihdam hacmi ve 130 milyon m3ü aşan üretimiyle gerek inşaat sektörü, gerekse ülkemiz ekonomisi için çok önemli bir yere sahip. Deprem gerçeğiyle yaşamak zorunda olan ülkemizde, senede en az 300.000 konutun dönüştürülmesi gerekliliği de göz önüne alındığında; sektörün önemi daha da iyi anlaşılıyor. Fuarımıza ağırlıklı olarak Doğu Avrupa, Türki Cumhuriyetler, Rusya ve Orta Doğu başta olmak üzere yaklaşık 30 ülkeden, toplamda 15.000 civarında profesyonel ziyaretçi bekliyoruz. Fuarla eş zamanlı düzenlenecek olan zirvede ise; sürdürülebilirlik, düşük karbon, döngüsel ekonomi, inovasyon ve dijital dönüşüm gibi sektörün gündemindeki kritik konular tüm boyutlarıyla ele alınacak.” diye konuştu.
Törende konuşan BETON 2025 Zirvesi Ana Sponsorlarından ÇİMSA’nın Hazır Beton ve Agrega Satış Direktörü Ali Ergölen, “Sürdürülebilirlik hedeflerine en güçlü etkiyi yaratabilecek sektörlerden birinde yer almamızın bilinciyle çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Yapı malzemeleri sektöründe faaliyet gösteren bir şirket olarak, biz bu dönüşümde malzeme teknolojilerinde yenilikçiliği ve sürdürülebilirliği ön plana çıkarıyoruz. Düşük karbonlu, yüksek dayanımlı ve enerji verimliliği yüksek ürünlerle; çevreyle uyumlu, uzun ömürlü ve akıllı şehirlerin altyapısına katkı sağlamayı hedefliyoruz.” dedi.
Geliştirdikleri yeni nesil ürünlerle yerel bir ihracatçıdan küresel ölçekte bir yapı malzemesi oyuncusu hâline geldiklerini ifade eden Ergölen, “Sürdürülebilirlik odaklı ‘Griden Yeşile’ vizyonumuzla, yapı malzemeleri sektörünün düşük karbon ekonomisine geçişinde yol gösterici rol üstleniyor, geleceği bugünden şekillendiriyoruz. Üretimden sahaya uzanan her süreçte daha az karbon salımı, bununla birlikte daha fazla değer üretimi prensibiyle ilerliyoruz. Öte yandan sektörümüzde dijitalleşmeyi de bir kaldıraç olarak görüyoruz. Üretim tesislerimizde yapay zekâ tabanlı otomasyon sistemleri, akıllı fabrika uygulamaları ve veri analitiği çözümleriyle süreçlerimizi dönüştürüyoruz. Bu sayede hem enerji verimliliğini artırıyor hem de kaynak kullanımını optimize ederek sürdürülebilir üretim hedeflerimize daha hızlı ilerliyoruz. İnanıyorum ki bu zirve de yalnızca bugünün değil, geleceğin de gündemini şekillendirecek. Buradan çıkacak ortak akıl, sektörümüzün gelişimine rehberlik edecek. Bizleri sürdürülebilirliği, gücü ve yeniliği odağına alan bir Türkiye inşasına bir adım daha yakınlaştıracak.” diye konuştu.
Açılış töreninde konuşan BETON 2025 Zirvesi Ana Sponsorlarından AKÇANSA’nın Hazır Beton ve Agrega Satış ve Pazarlama’dan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Koç, “Global Market Insight’a göre hazır beton pazarının, 2025 yılında 800 milyar dolar seviyesinden başlayarak 2035 yılına kadar 1 trilyon 600 milyar doların üzerine ulaşacak şekilde büyümesi öngörülüyor. Bu süreçte yıllık ortalama büyüme oranının %7,3 civarında olması bekleniyor. Ülkemizdeki durum da farklı değil. Deprem, kentsel dönüşüm ve ortalama bina yaşları düşünüldüğünde sektörün sürdürülebilirlik odaklı büyümesi çok önemli.” dedi.
Akçansa ve Betonsa olarak vizyonlarının “Türkiye’nin en yüksek paydaş değerine sahip sürdürülebilir yapı malzemeleri şirketi olmak” olduğunu ifade eden Koç, “Düşük karbonlu ürünlerimizi ‘Green Formulation’ çatısı altında birleştirdik ve bu girişimimiz ile sektörün yeşil dönüşümüne yön vermek ve bu konudaki liderliğimizi sürdürmek istiyoruz. Henüz inşa edilmemiş binalar, aslında henüz yazılmamış bir gelecek demek. Bu geleceği daha az enerji tüketen, daha az kaynak kullanan, karbonu daha düşük, dijital olarak takip edilebilen, afetlere dayanıklı ve uzun ömürlü yapılarla oluşturmak bizim elimizde. Beton sektörü olarak biz, sadece yapı malzemesi üretmiyoruz; şehirlerin geleceğini, toplumun güvenliğini ve gezegenin dengesini inşa ediyoruz. Geleceğin şehirlerini inşa ederken, sürdürülebilirlikten ödün vermeden ilerlemek ortak hedefimiz olmalı. Son olarak şunu söylemek isterim; Beton sektörü sürdürülebilir dönüşümün merkezinde yer almadan hiçbir ülke net-zero hedefine ulaşamaz.” diye konuştu.
BETON 2025 Zirvesi Ana Sponsorlarından ÇİMBETON’un Hazır Beton Direktörü Dr. İrfan Coşkun, “Son dönemde çimento ve hazır beton sektörü büyük bir değişimden geçiyor. Artık hepimiz biliyoruz ki; karbon ayak izimizi azaltmak, kaynaklarımızı verimli kullanmak ve dijitalleşmek, yalnızca hedef değil; aynı zamanda kaçınılmaz bir gerekliliktir.” dedi.
Çimentaş ve Çimbeton olarak yeşil dönüşümü tüm iş kollarına entegre etmek ve paydaşlarının ihtiyaçlarına yönelik yeşil ürünler geliştirme anlayışı ile çalıştıklarını ifade eden Coşkun, “Hazır beton sektörümüzde bir ilk olan TS13515 karbon azaltım sınıfına uygun olarak geliştirdiğimiz ‘Greençim’ markamızla, düşük karbon ayak izine sahip betonlar üretiyor, bu sayede hem çevresel hem de ekonomik açıdan fayda sağlayan çözümler sunuyoruz. Son 5 yılda, hazır beton üretiminde %77 olan klinker/çimento oranımızı %68 seviyesine düşürdük. Çimento ve hazır beton üretim süreçlerinde gerçekleştirdiğimiz optimizasyonlar, AR-GE çalışmaları ve düşük karbonlu çimento kullanım stratejilerimiz sayesinde, birim dayanım başına karbon ayak izimizi %21, metreküp başına ise 20 kg azaltmayı başardık. Bu iyileştirmelerle 70.000 ton CO₂ emisyonu azaltımı sağladık; bu da yaklaşık 3,3 milyon adet ağacın yıllık karbon azaltım performansına eş değerdir. Uluslararası bir grup bünyesinde faaliyet göstermemiz, bize farklı ülkelerdeki teknik gelişmeleri yakından takip etme imkânı sunmakla kalmıyor; aynı zamanda sektörümüze örnekleri entegre etme fırsatı da veriyor. Türkiye’de geliştirdiğimiz bazı uygulamalar ve saha çözümleri, grubumuz bünyesindeki diğer ülkelerdeki operasyonlarımızda kullanılıyor.” şeklinde konuştu.
Açılış Töreninde BETON 2025 Zirvesi Ana Sponsorları, Çimsa, Akçansa ve Çimentaş; Resmî sponsorları, Güven, Lyksor, İnosel, Yapıchem, Liya, Göker, Çarsan Treyler, Chryso, Limak Çimento, Polida ve BETON 2025 Fuarı Yaka Kartı Sponsoru Imer’e plaket takdim edildi.

BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi açılış töreninde yapılan konuşmaların ardından Fuar’ın açılış kurdelesini İstanbul Vali Yardımcısı Okan Leblebicier, T.C. Ticaret Bakanlığı Uluslararası Hizmet Ticareti Genel Müdürü Tarık Sönmez, T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Adem Başar, BETON 2025 Fuarı ve Zirvesi’nin ev sahibi Türkiye Hazır Beton Birliği Başkanı Yavuz Işık, THBB Yönetim ve Denetim Kurulu Üyeleri, Yapı Denetim ve Deprem Mühendisleri Derneği (YDDMD) Yönetim Kurulu Başkanı Nazmi Şahin, TG Expo Uluslararası Fuarcılık AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Gönül Akyıldız, TG Expo Uluslararası Fuarcılık A.Ş. Genel Müdürü H. Cem Şenel birlikte kesti.
BETON 2025 Zirvesi ilgi odağı oldu

Türkiye Hazır Beton Birliğinin TG Expo organizatörlüğünde düzenlediği BETON 2025 Fuarı ile eş zamanlı olarak bir de Zirve düzenlendi. BETON 2025 Zirvesi, “Ekonomi ve Sektörün Geleceği Günü”, “Sürdürülebilirlik Günü”, “Akademi Günü” ve “Mevzuata Uyum ve Dijital Dönüşüm Günü” başlıklarıyla dört ana tema etrafında gerçekleştirildi.
Bu başlıklar altında yapılan oturumlarda, hazır betonun döngüsel ekonomideki yeri, düşük karbonlu beton, hazır beton sektöründe atık yönetimi, dijital dönüşüm uygulamaları, Avrupa Yeşil Mutabakatı, Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM) gibi uluslararası ve ulusal mevzuatın etkileri ele alındı. Zirve, hazır beton ve inşaat sektörünün geleceğine yön veren stratejik başlıkların tartışıldığı kapsamlı oturumlarıyla büyük ilgi gördü.
Dünyada ve Türkiye’de Ekonomik Gelişmeler ve Beklentiler
Zirve, 12 Kasım 2025 tarihinde, “Dünyada ve Türkiye’de Ekonomik Gelişmeler ve Beklentiler” başlıklı açılış oturumuyla başladı. Zirvenin çağrılı konuşmacısı olan Sabancı Üniversitesi Finans Kürsü Başkanı Prof. Dr. Özgür Demirtaş, küresel ekonomik dalgalanmalar, faiz politikaları ve inşaat sektörünün makroekonomik rolü üzerine çarpıcı değerlendirmelerde bulundu.
Demirtaş, konuşmasının başında çevre ve yeşil ekonomi tartışmalarının “siyasi bir tartışma” değil, bilimsel veriler üzerinden yürütülmesi gerektiğini vurguladı ve “Çevre ve Yeşil Ekonomi konuları, bilim ışığında değerlendirilmelidir” sözleriyle salonun odağını iklim ve veri temelli ekonomi eksenine çekti.
Türkiye’nin inşaat ve hazır beton sektörünün, düşük karbon teknolojilerine geçişte avantajlı olabileceğini belirten Demirtaş, “Türkiye’nin inşaat ve hazır beton sektörü, diğer ülkelere göre çok daha hızlı bir şekilde düşük karbonlu üretim teknolojilerine geçebilir. Değerlendirmeleri, zirve boyunca yapılan diğer sunumlarla birlikte okunduğunda, beton ve çimento sektörünün artık sadece üretim hacmiyle değil, düşük karbon stratejileriyle de gündemde olacağını ortaya koydu.
İnşaat ve Hazır Beton Sektöründe Değişim Dinamikleri
Açılış oturumunun ardından gerçekleşen “İnşaat ve Hazır Beton Sektöründe Değişim Dinamikleri” paneli, THBB Danışmanı Alper Karakurt moderatörlüğünde yapıldı. Panelde; THBB Başkanı Yavuz Işık, Yapı Denetim ve Deprem Mühendisleri Derneği (YDDMD) Başkanı Nazmi Şahin ve Türkiye İnşaat Malzemesi Sanayicileri Derneği (Türkiye İMSAD) Başkan Vekili Ferdi Erdoğan konuşmacı olarak yer aldı. Katılımcılar, kentsel dönüşüm, altyapı yatırımları ve sektördeki yeni regülasyonlara ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Zirve açılışında konuşan THBB Yönetim Kurulu Başkanı Yavuz Işık, sektörün dönüşüm gündemini deprem gerçeği ve kentleşme politikaları üzerinden değerlendirdi. Işık, “Sorun betonda değil, plansız kentleşmede. Bizim görevimiz, bilime dayalı üretim ve denetim sistemlerini yaygınlaştırmaktır. Hedefimiz sahada kontrolsüz beton bırakmamaktır” sözleriyle hem üretim kalitesinin hem de denetim süreçlerinin önemini vurguladı.
Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamındaki karbon düzenlemelerinin, ilk bakışta sektör üzerinde baskı yaratan teknik bir konu gibi algılansa da Türkiye açısından önemli bir fırsat olduğunu belirten Işık, “Avrupa Yeşil Mutabakatı kapsamında yürürlüğe giren karbon düzenlemeleri Türkiye için aynı zamanda bir fırsat olmuştur. BETON 2025 Zirvesi, sektörün yeni vizyonunu belirleyen bir dönüm noktasıdır” diyerek zirvenin sonuçlarının yalnızca teknik değil, stratejik bir çerçeve sunduğunu ifade etti. Işık’ın konuşmasında, THBB’nin KGS denetim sistemiyle 30 yıldır sürdürdüğü kalite ve güvenlik odaklı yaklaşımın, yeşil dönüşüm sürecinde de temel dayanak olacağı vurgulandı.
Dünyada Hazır Beton Sektörünün Geleceği ve Sürdürülebilirlik
Zirvenin ikinci günü tamamen sürdürülebilirlik odaklı oturumlara ayrıldı. Günün ilk paneli, THBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Akçansa Hazır Beton, Agrega Satış ve Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı İlker Koç’un moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dünyada Hazır Beton Sektörünün Geleceği ve Sürdürülebilirlik” başlığını taşıdı. Panelde; Çimbeton Hazır Beton Kalite ve AR-GE Müdürü Can Otuzbir, Beton Sürdürülebilirlik Konseyi (CSC) Sürdürülebilirlik Müdürü ve Koordinatörü Cynthia Imesch ve Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) Kalkınma Finansmanı Uzmanı Kıdemli Bankacı Nedim Mazilyah küresel ölçekte düşük karbon stratejilerini, enerji verimliliğini ve çevresel standartları değerlendirdi.
Cynthia Imesch, CSC’nin bugün dünyada betona özel tek küresel sürdürülebilirlik sertifikasyon sistemi olduğunu anlatarak, sistemin beton, çimento ve agrega tedarik zincirini çevresel, sosyal, ekonomik ve yönetişim (ESG) kriterleri üzerinden değerlendirdiğini ve firmalara ortak bir referans çerçevesi sunduğunu belirtti. Sunumda, CSC sertifikasyonunun dört seviyeli performans yapısı, geri dönüşüm odaklı R-Module ve karbon emisyonu performansını değerlendiren CO₂-Module ile güçlendirildiği vurgulandı. Cynthia Imesch, bugün dört kıtada yirmi beş ülkede bin beş yüzden fazla aktif CSC sertifikası ve yedi yüzü aşkın üretici bulunduğunu, bu sayının her yıl arttığını aktararak, beton üreticilerinin uluslararası ölçekte tanınan bir sürdürülebilirlik standardına sahip olmasının, özellikle ihracat pazarlarında ciddi fark yarattığını ifade etti. Panelin moderasyonunda yapılan özetlemede, Cynthia Imesch’in “tek yetkili global sistem” vurgusunun ve çevresel, sosyal, ekonomik ölçümleme sayesinde üreticileri aynı hizaya getiren bir çerçeve sunulduğu mesajının altı bir kez daha çizildi; Türkiye’deki üreticilerin bu sertifikasyonu edinmesinin hem iç pazarda hem ihracatta giderek daha belirleyici hâle geleceği not edildi.
Düşük Karbon Hedefinde Hazır Beton
İkinci panelde, THBB Genel Koordinatörü Dr. Aslı Özbora moderatörlüğünde “Düşük Karbon Hedefinde Hazır Beton” konusu ele alındı. Panel konuşmacıları arasında; Türkiye Çevre Dostu Yeşil Binalar Derneği (ÇEDBİK) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve Saymanı Arda Moltay, Avrupa Hazır Beton Birliği (ERMCO) Teknik Danışman Jean Marc Potier, Cemex UK Teknik Hizmetler Başkanı Richard Kershaw ve Limak Çimento Grup AR-GE ve İnovasyon Müdürü Dr. Selin Yoncacı yer aldı. Katılımcılar, düşük karbonlu üretim modellerinin ve sürdürülebilir malzeme politikalarının beton sektöründeki uygulama örneklerini paylaştı.
Zirvede konuşan Jean-Marc Potier, 1967 yılında Münih’te kurulan ERMCO’nun, hazır beton üreticilerinin ulusal derneklerinin bir araya geldiği bir üst birlik olduğunu, bugün Doğu ve Batı Avrupa’dan yirmi tam üye ve bunun yanında farklı kıtalardan beş ilişkili üye ile geniş bir ağa sahip bulunduğunu belirtti. ERMCO’nun örgütlenme yapısını ve yarım asrı aşan deneyimini özetleyen Potier, Avrupa’daki hazır beton üreticilerinin son yıllarda özellikle düşük karbon üretim, dijital izlenebilirlik ve döngüsel ekonomi başlıklarına odaklandığını anlattı. Sunumda, Türkiye’nin üretim hacmi, dinamik iç pazarı ve coğrafi konumuyla, Avrupa beton tedarik zincirinde kritik bir aktör olduğuna dikkat çekildi. Potier, Türkiye’deki üreticilerin hem teknik standartlar hem de sürdürülebilirlik sertifikasyonları açısından Avrupa ile uyumunu güçlendirmesinin, önümüzdeki dönemde yeşil kamu yatırımları ve uluslararası projeler için önemli bir avantaj sağlayacağını vurguladı.
Zirve’de finansman boyutunu, uluslararası kalkınma bankası EBRD adına konuşan Kalkınma Finansmanı Uzmanı Nedim Mazilyah değerlendirdi. Konuşmasına bankanın yapısını anlatarak başlayan Nedim Mazilyah, Londra merkezli, yetmişten fazla ülkenin hissedar olduğu bir kalkınma bankası olarak kırktan fazla ülkede aktif olduklarını ve yıllık yaklaşık on altı milyar avroluk kalkınma odaklı finansman sağladıklarını ifade etti. Türkiye’nin ise hem ekip büyüklüğü hem de yıllık yaklaşık 2,6 milyar avroluk yatırım hacmiyle bankanın en önemli operasyon ülkelerinden biri olduğunu söyledi.
Nedim Mazilyah, geleneksel kredi ürünlerinin yanı sıra doğrudan ortaklık, mezanin finansman ve uzun vadeli program bazlı finansman modelleriyle çalıştıklarını, bu nedenle yeşil dönüşüm projelerinde sadece borç veren bir finansör değil, uzun vadeli bir “yol arkadaşı” olarak konumlandıklarını belirtti.
Çimento ve beton sektörüne yönelik yaklaşımı anlatırken, 2009’dan 2024’e kadar Türkiye’de çimento sektörüne doğrudan yatırım yapılmadığını, ancak Sanayi Bakanlığı ile yürütülen düşük karbonlu yol haritaları çalışmasının ardından bu politikanın değiştiğini aktardı. Bu çalışmayla birlikte çimento, demir–çelik ve gübre gibi dört öncelikli sektör için özel finansman programlarının kurgulandığını, böylece klinker kullanımının azaltılması, karbon yakalama yatırımları, enerji verimliliği, atık ısı geri kazanımı, alternatif yakıt ve yenilenebilir enerji projeleriyle dijital izleme sistemlerinin artık bankanın odak alanına girdiğini vurguladı.
Konuşmasında, projelerin Avrupa Birliği taksonomisi ve Paris Anlaşması ile uyumlu olmasının, finansman sağlanmasında temel kriterlerden biri hâline geldiğini belirten Nedim Mazilyah, yerel üreticilere “Ne kadar erken aşamada kalkınma bankalarıyla iletişime geçilirse hem proje tasarımı hem finansman yapısının o kadar sağlıklı kurulabileceği” mesajını verdi.
Hazır Beton Sektöründe Döngüsel Ekonomi
Günün üçüncü oturumu olan “Hazır Beton Sektöründe Döngüsel Ekonomi” panelinde ise THBB Teknik Danışmanı İnşaat Yüksek Mühendisi Yasin Engin moderatörlük yaptı. Panelde; İTÜ Çevre Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi ve io Çevre Çözümleri AR-GE Ltd. Şti. Kurucu CEO’su Prof. Dr. Erdem Görgün, Hacettepe Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Şahmaran, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Atık Yönetimi Dairesi Başkanlığı Belediye Atıklarının Yönetimi Şube Müdürlüğü Çevre ve Şehircilik Uzmanı Münüre Türkmen ve Çimsa Çimento Sanayi ve Ticaret AŞ Sürdürülebilirlik, İSG ve Çevre Direktörü Neslihan Akgün Ergüven konuşmacı olarak yer aldı. Panelde, atık yönetimi, malzeme geri kazanımı ve sektörde kaynak verimliliğinin artırılması konuları tartışıldı.
Akademi Günü

Üçüncü gün, betonun teknik gelişimine odaklanan seminerlerle geçti. İTÜ İnşaat Fakültesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Ali Taşdemir, “Betonun Evrimi – Günümüzde Beton Teknolojisi” başlıklı sunumunda betonun antik dönemlerden ultra performanslı hâle gelene kadarki gelişim sürecini detaylı olarak aktardı. İTÜ İnşaat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Akkaya, “Uzun Ömürlü Yapılar İçin Beton Tasarımı” başlıklı konuşmasında yapıların dayanıklılık ve yüksek performans kriterlerini paylaştı. Beykent Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hulusi Özkul, “KGS’nin 30. Yılında Hazır Betonun Denetimi” başlıklı seminerinde KGS’nin tarihçesini ve kalite güvence sistemlerinin sektördeki dönüşümünü anlattı. Özyeğin Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Zeynep Başaran Bundur, “Yapı Malzemelerinde İnovatif Gelişmeler” oturumunda nanoteknolojinin yapı malzemelerindeki rolünü değerlendirdi.
Bu oturumlar, akademi ve sektör arasında bilgi paylaşımını güçlendirerek beton teknolojisinin geleceğine ışık tuttu.
Yapı Malzemelerinde Uluslararası Mevzuata Uyum
Zirvenin kapanış günü, iki önemli oturumla tamamlandı. İlk olarak “Yapı Malzemelerinde Uluslararası Mevzuata Uyum” başlıklı panel, Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonunun (YÜF) 20. yılına özel olarak düzenlendi. YÜF Genel Kurul Üyesi ve THBB Genel Sekreteri Reşat Sönmez moderatörlüğünde gerçekleştirilen panele; Ticaret Bakanlığı, Uluslararası Anlaşmalar ve AB Genel Müdürlüğü AB Tek Pazar ve Yeşil Mutabakat Daire Başkanı Elif Berrak Taşyürek, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Mesleki Hizmetler Genel Müdürlüğü Yapı Malzemeleri Daire Başkanı Nuran Danışman ve THBB Teknik Danışmanı ve İnşaat Yüksek Mühendisi Yasin Engin konuşmacı olarak katıldı. Panelde, Avrupa Birliği Yeşil Mutabakatı çerçevesinde yapı malzemelerinin çevresel ve teknik standartlara uyumu değerlendirildi.
İnşaat ve Hazır Beton Sektöründe Dijital Dönüşüm
Zirvenin son oturumu, THBB Yönetim Kurulu Üyesi ve Beton-taş Hazır Beton Genel Müdürü İrfan Kadiroğlu moderatörlüğünde gerçekleştirilen “İnşaat ve Hazır Beton Sektöründe Dijital Dönüşüm” paneli oldu. Panelde; Gazi Üniversitesi, Mühendislik Fakültesi, Öğretim Üyesi Prof. Dr. Abdussamet Arslan, Akçansa Çimento Sanayi Tic. AŞ Dijital Dönüşüm ve Endüstri 4.0 Müdürü Aydın Şener, THBB Teknik ve Sürdürülebilirlik Direktörü Koray Saçlıtüre ve Saint-Gobain CC - CHRYSO Teknik ve Pazarlama Direktörü Osman Tezel, sektörün dijitalleşme süreçleri, veri yönetimi, akıllı üretim sistemleri ve Endüstri 4.0 uygulamalarını değerlendirdi.
BETON 2025 ZİRVESİ
ANA SPONSORLARI
![]() |
![]() |
![]() |
BETON 2025 ZİRVESİ
RESMÎ SPONSORLARI
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
BETON 2025
YAKA KARTI SPONSORU
![]() |
BETON 2025
DESTEKLEYEN KURULUŞLAR
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
![]() |
||
























