THBB

Yavuz IŞIK
THBB Yönetim Kurulu Başkanı
President

Ülkemizin ve sektörümüzün en önemli mesleki kuruluşlarından biri olan Birliğimizin Genel Kurul Toplantısı’nı nisan ayında düzenledik. Genel Kurulumuzda bir araya geldiğimiz değerli üyelerimizle, 2025 yılını değerlendirerek 2026 yılında yapacağımız çalışmaları görüştük. Bu vesileyle, sektörümüze büyük emek veren Birliğimizin üyelerini, bütün başkanlarını, yönetim kurulu üyelerini ve çalışanlarını içtenlikle kutluyorum.

Ülkemiz ekonomisine önemli katkılar sunan sektörümüzü 2025 yılı özelinde kapsamlı olarak analiz eden Hazır Beton Sektör Raporu’muzu açıkladık. Türkiye ekonomisi 2025 yılında %3,6 büyürken inşaat sektörü %10,8 ile ekonominin üzerinde performans gösterdi. İnşaat sektöründeki büyümeye paralel olarak hazır beton sektörü de 2025 yılında Türkiye ekonomisine güçlü katkıda bulunmaya devam etti. Türkiye, hazır beton üretiminde Avrupa’daki liderliğini korurken; tesis başına üretim, teknik kapasite, yaygın hizmet ağı ve operasyonel yetkinlik açısından da öne çıktı. Resmî verilere göre sektör, 50 bini aşan istihdamı ve yaklaşık 293 milyar TL’lik cirosuyla önemli bir ekonomik büyüklüğe ulaştı. Birliğimizin araştırmaları ve çeşitli veriler kullanılarak oluşturulan modellere göre 2025 yılında 140 milyon m3 hazır beton üretimi gerçekleştiği tahmin edilmektedir.

Raporumuzu bastırıp üyelerimiz başta olmak üzere inşaat ve hazır beton sektörüyle ilgili tüm kurum ve kişilerle paylaştık.  Birliğimizin web sitesinden ulaşabileceğiniz raporumuzun sektörümüz ve paydaşları için önemli bir kaynak olacağına inanıyoruz.

Birliğimiz tarafından ülkemize tanıtılan Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) belgelendirmeleri devam ediyor. Konseyin Belgelendirme Kuruluşu olan KGS’nin yaptığı denetimler sonucunda Limak Çimento’nun Trakya ve Kilis Çimento Fabrikaları “Altın” seviyesinde belgelendirildi. Limak Çimento, 2025 yılında Anka Çimento Fabrikasının “Beton Sürdürülebilirlik Konseyi Kaynakların Sorumlu Kullanımı Sistemi” kapsamında belgelendirilmesiyle Türkiye’de “Platin” CSC Sertifikası alan ilk çimento fabrikası olmuştu. Değerli üyemiz Limak Çimento’yu kutluyor; bu vesileyle, çevreye duyarlı üretim yapan ve sürdürülebilirlik odaklı çalışan hazır beton, çimento, agrega ve prefabrik sektörlerindeki tüm firmaları bu sürdürülebilirlik ekosisteminin parçası olmaya davet ediyorum.

Aynı zamanda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı il müdürlerimizi ziyaret etmeye devam ediyoruz. Geçtiğimiz aylarda Tekirdağ İl Müdürü Ali Kemal Atlı, Kırklareli İl Müdürü Hatice Özdemir, Düzce İl Müdürü Nurhan Kartal, Bolu İl Müdürü Abdullah Yenigün, Bursa İl Müdürü Hayrettin Eldemir, Yalova İl Müdürü Tuncay Mülayım, Adana İl Müdürü Mehmet Ata Erpolat, Mersin İl Müdürü Hasan Alan, Edirne İl Müdürü Ayşe Sarı, Afyonkarahisar İl Müdürü Merih Karayol ve Kütahya İl Müdürü İbrahim Çatladan’ı ziyaret ettik.

Görüşmelerimizde, Birliğimizin faaliyetleri ile güvenli ve standartlara uygun beton üretiminin sağlanabilmesi açısından Kalite Güvence Sisteminin (KGS) önemini vurguladık; sahadaki Piyasa Gözetim Denetimi (PGD) uygulamaları ve hazır beton sektörünü ilgilendiren bazı sorunlar hakkında görüş alışverişinde bulunduk. Ayrıca Türkiye ekonomisi, inşaat sektörü ve hazır beton sektörüne ilişkin kapsamlı değerlendirmeler içeren 2025 Hazır Beton Sektör Raporumuzu sunduk.

Meslek içi eğitimlerimize ve mesleki yeterlilik sınavlarımıza yoğun bir şekilde devam ediyoruz. Mart ayında transmikser ve pompa operatörlerine yönelik düzenlediğimiz Uygulamalı Güvenli Sürüş Eğitimimizi İsmail Demirtaş Beton’un İstanbul Kurtköy, Ferhatpaşa, Ataşehir, Orhanlı ve Tuzla tesislerinde; damperli kamyon ve silobas operatörlerine yönelik düzenlediğimiz Uygulamalı Güvenli Sürüş Eğitimimizi İsmail Demirtaş Beton’un Lojistik firmasının İstanbul Kurtköy tesisinde yaptık.

Şubat, mart ve nisan aylarında THBB MYM olarak Beton Pompa Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı; Danış Beton’un İstanbul Ferhatpaşa tesisinde, Akçansa’nın İstanbul Esenkent, Kocaeli Gebze ve Balıkesir Edremit tesislerinde yaptık. Beton Santral Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı; Göltaş Beton’un Antalya Burdur tesisinde, Limak Beton’un Gaziantep Başpınar, Ankara Güvercinlik ve Bursa Görükle tesislerinde, Batıbeton’un Manisa Turgutlu tesisinde ve Akçansa’nın Tekirdağ Çorlu tesisinde düzenledik. Beton Transmikser Operatörü Mesleki Yeterlilik Sınavlarımızı ise Nuh Beton’un Kocaeli İzmit tesisinde yaptık. İş güvenliğine uyumlu, nitelikli ve sorunsuz çalışma koşulları gereği personelinizin Beton Pompa Operatörlüğü ve Beton Santral Operatörlüğü Mesleki Yeterlilik Belgesi alması için THBB MYM’ye başvurularını bekliyoruz. 

Nisan ayında Sakarya Üniversitesi ev sahipliğinde düzenlenen seminere konuk olduk. Bu seminerde, Türkiye Hazır Beton Birliği Tanıtımı, Taze Betonda Kalite Kontrol, Yerinde Beton Dayanımının Tayini ve Betonun Geleceği ve Sürdürülebilirlik başlıklı sunumlar eşliğinde katılımcıları bilgilendirdik. 

Nisan ayında, üyesi olduğu Yapı Ürünleri Üreticileri Federasyonunun (YÜF) Yönetim Kurulu ve Genel Kurul toplantılarına katıldık. Aynı zamanda, uluslararası toplantılarda ülkemizi ve sektörümüzü temsil etmeye devam ediyoruz. Mart ayında telekonferans yöntemiyle düzenlenen Avrupa Hazır Beton Birliğinin (ERMCO) Sürdürülebilirlik Komitesi ve Döngüsel Ekonomi Çalışma Grubu toplantısına katıldık. Üyesi ve Bölgesel Sistem Operatörü olduğumuz Beton Sürdürülebilirlik Konseyinin (CSC) mart ayında yapılan Yönetim Kurulu toplantısına katıldık.

Nisan ayında İstanbul’da yapılan 48. Yapı Fuarı’nda Birliğimizi ve sektörümüzü temsil ettik. Fuar süresince yerli ve yabancı ziyaretçilerin sorularını yanıtladık. THBB, Kalite Güvence Sistemi (KGS) ve Yapı Malzemeleri Laboratuvarımız ile ilgilenen ziyaretçileri bilgilendirerek hizmetlerimizi anlattık. BETON 2027 Fuarı ve Kongresi ile ilgili bilgiler paylaşarak katılımcı ve ziyaretçileri bu büyük buluşmaya davet ettik.

Her fırsatta sektörü ve Birliğimizi tanıtmaya devam ediyor, halkımızı ve bütün paydaşlarımızı bilgilendiriyoruz. Nisan ayında canlı yayınına konuk olduğum A Para “Gayrimenkul Raporu” programında inşaat ve hazır beton sektörleriyle ilgili değerlendirmelerimizi paylaştım.

Son aylardaki çalışmalarımızın ardından ekonomik değerlendirmelerimi paylaşmak istiyorum. Bugün bölgesel bir krizin çok ötesine geçen ve dünya ekonomik düzenini temelinden sarsabilecek bir eşikteyiz. 2026 yılının ilk çeyreğinden itibaren ABD ile İran arasında tırmanan gerilim, “sıcak çatışma” evresine girmiş, ardından oluşan ateşkes sürecine rağmen bölgedeki hareketlilik belirsizliği en üst seviyede tutmaktadır.  

Bu jeopolitik türbülansın en doğrudan yansıması kuşkusuz enerji piyasalarında görülmektedir. Brent petrol fiyatları, barış umutlarıyla 96 dolara kadar gerilese de gelen çatışma haberleriyle anlık olarak 100-102 dolar bandını test etmektedir. 2026 mayıs ayı itibarıyla petrolün bu seviyelerde kalıcılaşması, Türkiye gibi enerji ithalatçısı ekonomiler için yalnızca bir “maliyet artışı” değil, topyekûn bir “maliyet şoku” niteliğindedir.

Türkiye’nin 2025 yılında kararlılıkla uyguladığı enflasyonla mücadele programı, 2026’nın ilk yarısında ciddi bir baskı altında kalmıştır. Nisan 2026 verilerine göre yıllık enflasyon oranı %32,37’ye yükselerek mart ayındaki %30,87 seviyesinin üzerine çıkmıştır. IMF’nin 2026 yıl sonu için %28,6 olan iyimser tahminleri, Körfez’deki her yeni gerilim ile revizyon riskiyle karşı karşıya kalmaktadır.

Bu küresel ve ulusal tablo, inşaat ve hazır beton sektörü için çift taraflı bir sıkışmayı beraberinde getirmektedir.

TÜİK’e göre, 2026’nın ilk çeyreğinde bina inşaatı maliyet endeksi yıllık %25,57 artış göstermiştir. Enerji fiyatlarındaki her ciddi artış,  çimento ve dolayısıyla beton fiyatlarına doğrudan yansımakta, bu da şantiyelerdeki öngörülebilirliği zayıflatmaktadır.

Küresel faizlerin yüksek kalmaya devam etmesi, kredi maliyetlerini sektör açısından kritik bir bariyer hâline getirmiştir. İnşaat Güven Endeksi’nin 2026’nın ilk çeyreğinde 80,6 seviyesine kadar gerilemiş olması, sektördeki temkinli duruşun en somut göstergesidir.

Karamsar tabloya rağmen, sektörümüzün direnç noktaları mevcuttur. Türkiye’de devam eden deprem sonrası yeniden inşa süreci, kentsel dönüşüm zorunluluğu ve kamu altyapı yatırımları sektör için güçlü bir “taban talep” oluşturmaktadır. 2026 yılı için öngörülen %3,8-%3,9’luk ekonomik büyüme beklentisi, büyük ölçüde bu iç dinamiklere yaslanmaktadır.

Sonuç olarak; ABD-İran gerilimi, 2026 yılında bir dış politika meselesi olmasının ötesinde şantiyelerimizdeki betonun maliyeti, çalışanımızın maaşı ve konut fiyatlarımızın belirleyicisi olacaktır. Buna rağmen, sahip olduğumuz üretim kapasitesi ve stratejik planlama yeteneğiyle, bu belirsizlik fırtınasından daha verimli ve dayanıklı bir sektör olarak çıkmamız mümkündür.

Bu doğrultuda, Türkiye’nin 2026 ilk çeyrek büyüme performansına dair resmî bir veri henüz açıklanmamış olsa da piyasa ve kurum tahminlerine göre büyümenin yaklaşık %1,7 ile %3 aralığında seyretmesi beklenmektedir.

 


Yukarı Çık